yaşayan ölü ozanlar derneği8 yorum var - 1 gün önceserd: miyav sareh: gravn serd: oha one öyle mırr fln yok mu hımm dilimizi bilmiyosun galiba! sareh: bir kedinin çitleşmesini duysaydın anlardın kaç aylıksın serd: gece gece sapıklıgın alemi yok ! nasıl bi sapıklık böyle bide izledin mi orgazımda olmuşsundur sen ! sareh: şöle bir bakınca , yazdıklarımdan cidden bunu mu çıkardınız sayın insan serd: şöle bi baktımda moruk kuklamı oynatıyoruz ne yani benim mi kalbim zikişiyor sen hayvan pornosunun detaylarını anlatıyorsun bide insan diyorsun yok başka ne cıkartabiliriz ama sen başka şeyler cıkartıp teselli edersin kendini bir kaç hayvan pornosu seyret tatmin olursun kalbim daha zikişmiyor hayvan pornosunu görmek için duyumlarımla takip etmem aman senin gibiler sayın kelimesi kulanmasın insanlıktan cıkartırsınız sareh: evet sadece çitleşmek kelimesinden ve miyavladığın için kaç aylıksın dediğimden 10 satır hayvan pornocusu olduğumu iddia eden biri var karşımda , bense her mesajımda samimiydim hala da öyleyim ne bileyim sen oraya kedi koydun diye sana pornocu sıfatını takmıyorum , ya da miyavladığın için sana satanist demiyorum miyavladığın için kedi diyorum sana kedi , hani netten ifadelerin olmaması bu kadarmı sorun yaratır. yoksa durmadan pornodan bahseden biri neden atlasınki gece gece ben mi algılayamadım ne oluyor bide sana sorayım ? sareh: ne bu şiddet bu celal sareh: hayvan pornosunu biliyorsun anladık neden taktın oraya ? serd: moruk actırma kutuyu soyletirme kötüyü demişler şimdi iii iki kelime yazdın nerelere geldin bi yazarsam cizmiş olurum hadi üzülmeden ilerle kendin biliyorsun 2 kelime neler yazdırdı sana kediyi taşımasını ögren gece gece farkındamısın ciftleşme sesinden konu acıyorsun ee başka ne düşündürebilirsin ki! 2 yorum var - 28 Ağustos 2008 21:42Bye Bye love Bye Bye happiness Hello loneliness Bye Bye sweet caress Hello emptiness I feel like I could die. There goes my baby with someone new. Bye Bye Love ... I'm through with romance Bye Bye love ... Solo There goes my baby ... Bye Bye Love ... Bye Bye Love goodbye 6 yorum var - 25 Ağustos 2008 03:53Daha önce İngiliz bir vakadan tanıdığığımız PSAS hastası bir bayan da ülkemizden çıktı; 29 yaşında G.A günde 120 kez orgazm oluyor. İngiliz Sarah Carmen'den farkı ise ismini gizlemek zorunda hissediyor ve hastalığının neden olarak evlenmeden cinsel ilişkide bulunduğu için Allah'ın kendisini cezalandırdığını düşünüyor... Her gün 120 kez orgazm oluyor... Bu ona zevk değil acı veriyor. Cep telefonu sesi, parfüm kokusu, kapı zili orgazm olmasına yetiyor. Sürekli orgazm olduğu için bir işte çalışamıyor, sokağa çıkamıyor, otomobil kullanamıyor... İnsanlardan utanıyor... Tüm bunların başına evlenmeden cinsel ilişki yaşadığı için geldiğine inanıyor... 29 yaşındaki G.A, 8 yıldır PSAS yani “Sürekli Cinsel Uyarılma Sendromu” hastalığı ile baş etmeye çalışıyor. PSAS (Persistent Sexual Arousal Syndrome) yani Sürekli Cinsel Uyarılma Sendromu... Birçoğumuz bu hastalığın adını ilk defa Sarah Carmen’in yaklaşık bir yıl önce İngiliz The Sun Gazetesi’ne verdiği röportajda duydu. “Günde 200 defa orgazm oluyorum” demeci herkes için “Ne keyifli hastalıkmış” sözleriyle yorumlanmış olsa da, hastalığın gerçek yüzü hiç de öyle değil. Uzmanlar 7 yıl önce adı konulan hastalığın yaygın olarak görülmese de aniden ortaya çıktığını söylüyor. Dünyada az sayıda insanda görülen bu hastalığa Türkiye’de de rastlanıyor. Bu hastalardan biri de 29 yaşındaki G.A. PSAS sendromu sizde nasıl başladı? 2000 yılıydı. Bazı nedenlerden dolayı antidepresan ilaçlar kullanıyordum. İlaçlarımı daha yeni bırakmıştım. Bir tatil günü evde televizyon izlerken nabzım vajinamda atıyormuş gibi bir his yaşadım. Tarif etmesi zor ama tatlı tatlı zonkluyordum. Mastürbasyon yaptım. 10 dakika geçmemişti ki yeniden aynı şeyleri hissettim. Bütün gün de aynı şekilde devam etti. Tuvaletten çıkamıyorum Peki siz ne yaptınız? Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Durduramadığım, kendimi kontrol edemediğim bir durumla karşı karşıyaydım. Bir türlü geçmiyor. Tekrar tekrar aynı şeyleri yaşıyordum. Daha ilk günden sinir bozucu bir hal aldı. Kimseye de bir şey söylemedim. Rahatsızlığım başladıktan 7 ay sonra evlendim ama benden ayrılmak ister diye eşime bu durumu anlatmaya çekindim. Neden? Sapıkça duygular içinde olduğumu düşünmesinden korktum. Sonraki günlerde ne oldu? Büyük bir şirkette sekreter olarak çalışıyordum. İşlerim çok yoğun ve dikkat gerektiriyordu. Sürekli insanlarla kontak halindeydim. Tek bir dakikam bile boş geçmiyordu. Ancak işe gittiğimde tüm zamanımı tuvalete geçirir olmuştum. Altı ay sonra da işten ayrılmak zorunda kaldım. Kapı zili orgazm ediyor Hangi durumlarda başlıyor orgazm duygusu? Kontrol altına alamadığım bir orgazm yaşıyorum. Her durumda olabiliyor. Örneğin fotokopi makinesinin çıkardığı sesten orgazm oluyorum. Cep telefonlarının tiz sesleri, kurşun kalemle yazıldığında çıkan sesler, tırnak törpüleme hışırtısı, kapı zili, parfüm kokuları ve daha bir sürü şey... Çalışırken orgazm olduğunuz anda ne yapıyordunuz? Sürekli kontrol edemediğim ve bir türlü yok olmayan bir duygu dikkatimi dağıtırken, işe konsantre olamıyordum. Tuvalete kaçıyorum, genellikle mastürbasyon yapıyorum ama bu gerçekten baş edilebilecek bir durum değil. Bu koşullarda çalışmak mümkün değildi. Kocamla ayrılma noktasına geldik Peki sokakta, yolda yürürken ne yapıyorsunuz? Yolda, otobüse bindiğimde nöbetler tekrar ettiğinde terler akıtarak eve bitik bir halde dönüyorum. Evdeysem vajinamın üstüne buz torbası koyuyorum. Tek ayağımı katlayarak oturuyorum. Uyurken, otomobil kullanırken bacaklarımın arasına yastık yerleştiriyorum. Bunları uzman doktorların fikirlerinden yola çıkarak yapıyorum. Kocanız bu durumu fark etmedi mi? Kocam bir gariplik olduğunu fark ediyor ama benden bir şeyler anlatmamı bekliyordu. Sevişme sırasında vermeyeceğim tepkileri veriyordum. Aynı gece içerisinde onlarca kere orgazm hissi oluşunca bu onu şaşkına çeviriyordu. Ben de bir gece yaşadıklarımı anlattım. Sürekli orgazm halindeyken seks hayatınız nasıl gidiyor? Şimdi eskisine oranla daha iyi durumdayım. Tedavim çok başarılı olmasa da devam ediyor. Seks hayatım bitmişti. Kocamla ayrılma eşiğine geldik. Tek istediğim vajinamdan kurtulmaktı. Nöbetler başladığında ne düşünüyordunuz? İnternette araştırmalar yaptım, yabancı kaynakları taradım, jinekologlarla görüştüm ama hiçbiri bana hastalığımın ne olduğunu söylemedi. En sonunda evlenmeden önce cinsel deneyim yaşadığım için Allah’ın beni cezalandırdığını düşünmeye başladım. Bu biraz abartılmış bir düşünce sanırım... Aslına bakarsanız hiç de değil. Bu garip hastalığa yakalandıktan sonra işten ayrılmak zorunda kaldım. Arkadaşlarımla görüşmeyip kendimi eve hapsettim. Kocamla aram bozuldu ve kimseye derdimi anlatamaz oldum. Bunlar hâlâ geçmiş değil. Kocam sağ olsun bana çok destek oluyor ama sendrom aktif hale geldiğinde her şey yine başa dönüyor. Dışarıdan sizi gözlemleyenler hastalığınızı fark etmiş olabilir mi? Yalnız kaldığım her an ağlayan, sinir krizleri geçiren, öfkeli, hiçbir şeye tahammül edemeyen bir insan olduğumdan insanlar bir şeyler anlıyordur. Ama sürekli orgazm olduğumu fark ettiklerini sanmıyorum. Yaşadığım duyguyu gizlemek için elimden geleni yapıyorum. Tabii ki, “Sizleri rahatsız ettiğim için kusura bakmayın, ama vajinamda sürekli bir hareket hissediyorum. O hissin geçmesi için orayı ellemem gerekiyor” diyemiyorum. Peki günde kaç kez oluyor? Sayısını inanın bilmiyorum. En küçük uyarılma bile orgazm olmama yetiyor. Orgazm geçtikten üç beş saniye sonra yeniden başlıyor. Her an olabiliyor, yeri zamanı yok. Günde 100 kere de orgazm olabiliyorum 120 kere de... Peki orgazm sonunda boşalma yaşıyor musunuz? Hayır boşalma söz konusu değil sadece orgazm yaşıyorum ve duruyor, yeniden yaşıyorum. Boşalma yaşanıyor olsa belki biraz daha rahatlatıcı olacak. Ancak artık uzman doktorlar bu hastalığın ne olduğunu biliyor. Söylemlerine göre yaşadığım orgazm yalancıymış. Şimdi durum nasıl? Şimdi nöbet sayısı azalsa da bu sendrom hâlâ bende var. Kesin bir çözüm için dua ediyorum. Çok nadir bir hastalığın sizi buluyor olması hakkında ne düşünüyorsunuz? Ben çok nadir bir hastalık olduğunu düşünmüyorum. Tabii bunlar benim fikrim. Ama bu hastalığı yaşayan biri olarak kendimden çok utanmıştım. Benim sapıkça düşüncelerimden kaynaklanıyor sanmıştım. Bence bu sendroma yakalanmış birçok kişi var ama doktora gitmeye çekiniyorlar. Ben kocama yaşadıklarımı anlatırken bile büyük işkence çektim. Sokağa çıkmak büyük işkence Hastalığınızın PSAS olduğunu ne zaman öğrendiniz? Rahatsızlandıktan 4 yıl sonra. Her gün internette araştırmalar yapıyordum. Sonra bir yazıya denk geldim. Okuduğum yazıya göre benimle aynı sorunu yaşayan başkaları da varmış. Beynin sinirler aracılığıyla vulva kasına zonklama, yanma ya da titreme mesajı gönderebileceğini öğrendim. Bu bilginin ardından nöroloğa başvurdum ve araştırmalar yapılmaya başlandı. Doktorum bundan 12 yıl önce geçirdiğim araba kazasının ya da yine çocuklukta geçirdiğim zona’nın buna neden olabileceğini söyledi. Ama hâlâ sonuç yok. Bazı ilaçlar kullanıyorum, kas gevşeticiler, sinir sistemi için vitamin takviyeleri... Jinekologlara başvurduğunuzda ne yanıt aldınız? Yedi yıl önce gittiğim jinekologlardan biri “Çok şanslı olmalısın” dediğinde orada kendimi öldürmek istedim. Bazı jinekologlar ise literatürde böyle bir vakanın olmadığını söyleyerek sistit teşhisi koymuşlardı. Ama durumum vajinamın kaşınmasında daha çok tahrik olmakla ilgili... Erkeklerde de görülebiliyor Sürekli cinsel uyarılma sendromunun olası nedenleriyle ilgili araştırmaların devam ettiğini söyleyen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) Başkanı Cinsel Terapist Dr. Cem Keçe hastalıkla konusunda şunları anlatıyor: “PSAS’ın tek bir nedeni yoktur. Sürekli cinsel uyarılma sendromunun olası nedenleri arasında; cinsel organlara giden sinirlerin hassasiyeti, geçirilmiş bir kaza, cinsel organların çok sıcak olmasına yol açan damarsal sorunlar, at ya da bisiklete binme gibi cinsel bölgelere mekanik baskı oluşması, bazı ilaçların kullanılması ve psikolojik stres yer alır. PSAS hakikaten sinir bozucu bir hastalıktır. Çünkü; PSAS hastalığında hissedilen duygu normal cinsel uyarılmadan farklı bir histir ve herkesin anladığı manada cinsel bir haz söz konusu değildir. Bilinenin aksine bu kadınların sekse aşırı düşkünlükleri ve aşırı cinsel istekleri yoktur. Uyarılma hissi, boşalma hissi yaşandıktan sonra bile, saatler, günler, hatta yıllarca sürebilir. Bu durum kadın için intihar düşüncelerine bile yol açabilecek kadar kötü bir duygudur. Sürekli cinsel organda bir rahatsızlık hissinin yanı sıra, bu kadınlar aşağılanma ve utanç duyguları içerisindedir. Sorunlarını bir doktorla bile paylaşmaya çekinirler. Erkeklerde de görülebilen bu durum, priyapizm olarak ortaya çıkıyor. Erkekler için priyapizmin tanımı ve bunla başa çıkma yolları mevcut, ancak kadınlar için bir tedavi söz konusu değil.” PSAS sendromunun 6 özelliği Cinsel uyarılmadaki fizyolojik yanıtlar saatler ya da günlerce sürebilir ve kendiliğinden kaybolmaz. Fizyolojik uyarılma klasik orgazmla son bulmaz ve saatlerce, günlerce çoklu yalancı orgazmlar yaşanır. Bunlar bir cinsel arzu ya da uyarılma duygusuyla yaşanmaz. Bu hisler istenmedik, arzu edilmedik bir şekilde yaşanır. 9 yorum var - 22 Ağustos 2008 12:56dizinin sonunda bütün kurgunun hurley in kafasında yarattığı bir hayal olduğu anlaşılacak. sadece hurley gerçek ve akıl hastanesinde yatıyor , karakterlein çoğu varolmayan insanlar , zaten isimler geçmişte yaşamış ünlü insanların isimlerinin karışımından . hurleyde bunları ister istemez karıştırmış. yaşadığı travmalar hayali arkadaşlar yaratacak kadar ileri şizofreniye sahip. hurley aslında inanılmaz hayal gücüne sahip birisi , ve kafasında yarattığı ada da geçen olaylar onun kurgusu . fakat bunu isteyerek yapmamış olabilir bir takım felç , ya da uzun soluklu bir uykunun rüyası. ama gerçek olan hurley ve bütün olanlar hayal. tabi umarım böyle bitmez , çünkü fanatiklerinin sarsılacağına garanti verebiliriz. 9 yorum var - 03 Ağustos 2008 13:05Arkadaş evinize geldiğinde misafir gibi davranır. Arkadaş senin ağladığını görmez. Arkadaş davetine katılınca bir paket hediye ile gelir. Arkadaş, onu o yattıktan sonra ararsan rahatsız olur. Arkadaş bir kavgadan sonra her şeyin bittiğini düşünür. Arkadaş senin daima onun arkanda olmanı ister. Arkadaş zaaflarınızı öğrenir ve onları kullanabilir. Arkadaş zayıflıklarınızı bilirse başınıza kakar. Arkadaş sizi ikinci görmek ister. Arkadaş sıkıntınız olmadığında yanınızdadır. Arkadaşlarınıza siz huzur vermeye çalışırsınız. 5 yorum var - 15 Haziran 2008 22:12George Bush bir ilkokulu ziyaret eder. Aniden zil çalar ve çocuklar teneffüse çıkarlar. çocuklar geri döndüğünde bu sefer sözü küçük Tom alır. --------------------------------------- temel:ula dursun aksama toplu seks yapacaguz celir misin? --------------------------------------- Köyü basan bir gurup terörist bütün köy halkını sıraya dizer... Grubun başı köy halkına derki... ------------------------------------------- küçük bir çocuk ödevi için babasından yardım ister; - ç: gerçek ile imkansız arasındaki fark nedir baba? - ç: abla, brad pitt bu eve gelse onunla ne yaparsın? - ç: abla, brad pitt buraya gelse ne yaparsın? - ç: anne brad pitt buraya gelse ne yaparsın? - ç: baba hepsi sevişiriz dediler! -------------------------------------------------- bir sadist, bir mazoşist, bir katil, bir nekrofili, bir zoofili ve bir pyromanyak bir köşede oturmuş kendi hallerinde takılmaktadırlar.canları sıkılmıştır. zoofili : 'bir kediyle seks yapmaya ne dersiniz?' demiş. sadist : 'haydi bir kediyle seks yapalım ve ona işkence edelim.' katil : 'evet. bir kedi bulup seks yapalım, ona işkence edelim ve sonra da onu öldürelim.' nekrofili : 'bir kedi bulup seks yapalım, ona işkence edelim sonra onu öldürelim ve tekrar seks yapalım.' pyromanyak : 'bir kedi bulup seks yapalım ona işkence edelim, onu öldürüp tekrar seks yapalım ve sonra da onu yakalım.' mazoşist : 'miyaaawww!' --------------------------------------------- iki arkadaş pozisyonlar hakkında konuşuyorlardı. --------------------------------------------- bir televizyon ekibi elektriği bile olmayan bir dağ köyüne giderler. insanların yaşamını merak eden televizyoncular onlarla röportaj etmek isterler ve bayağı yaşlı bir adam bulurlar baslarlar konusmaya... -tv:amca bu köyde yol yok eletrik yok nasıl zevk alıyor musunuz hayatınızdan? bize en güzel bir hatıranızı anlatabilir misiniz? -------------------------------------------------- george w. bush * söförüyle bir kir gezisine çikar. bush çiftçinin evine girer ve bir dakika sonra da nefes nefese kosarak söför çiftlige gider. bush da arabada bekler. 10 dakika, 20 dakika 30 3 yorum var - 25 Mayıs 2008 06:25Kuşbeyin yönetiyor dünyayı! Subrovka Oteli, Dubrovnik, 14 Ekim 1980, Sabah 4.30 Allen Ginsberg 4 yorum var - 21 Mayıs 2008 03:201. 'damlaya damlaya göl olur' / 'taşıma suyla değirmen dönmez' 1 yorum var - 21 Mayıs 2008 01:24İnekler ve Rejim 8 yorum var - 14 Mayıs 2008 00:30
*44-52 beden arası ceket giyen erkekler 2 duble , 52 den büyük ceket giyenler ise üç dubleden fazla rakıyı dört saatlik oturumda geçmemelidirler. *Rakı yanlız başına içilmez , duvarla konuşularak rakı içilmez. Rakı keyif için içilir , dertlenmek için değil. *Rakı sofrasında kurgulu (planlı) iş konuşulmaz , iddialı politika konuşulmaz . Geyik muhabbeti , memleket kurtarma , futbol gibi rahatlatıcı konular seçilir. *Rakı gürültülü bir ortamda içilmez. Sohbetsiz rakı bişeye benzemez. *Rakı fondip yapılmaz . Rakı çabuk çabuk içilip masadan kalkılmaz. *Rakı ile , sosis , jambon gibi et mamülleri ve tencere yemekleri uymaz. *Rakıyla fazla yemek yenmez, Ondan bundan mezelerle yetinilir. *Masadan gelen mezeden bir tane daha istenmez. *Kadehte aşırı buzdan dolayı kristalleşme olmuşsa , o rakı içilmez.
*Rakı başka içkilerle karıştırılarak kokteyl yapılmışsa içilmez. *Rakı sofrasında küllüğe yenmiş zeytin çekirdeği , sıkılmış limon gibi yaş şeyler bırakılmaz. *Rakı sofrasının sonunda tatlı ya da meyve uygun olmaz. Ancak balık yenmişse limonlu tahin helvası uygun olur. Kahve içilir. *Şarkılı , programlı yerlerde rakı sofrası olmaz. Buna içkili eğlenceli akşam yemeği denir. *Meyhaneden sidik torbası dolu çıkılmaz. Trafik kazasından yara almadan kurtulsanız dahi sidik torbanız patlayabilir. İç organlarınıza yüzme öğretmediğinize hayıflanabilirsiniz. *Rakı masasından kalkıp hamama gidilmez , ya da sıcak suyla duş yapılmaz. 6 yorum var - 01 Mayıs 2008 14:22beraber olduğunuz kızlardan aslında çok azını sevdiğinizi ama onlarında değerini bilmediğinizi farkettinizmi ? tepenizden uçak geçerken bu seferki garanti kafama düşecek dediniz mi ? elleri yıkadıktan sonra , ulan demin pis ellerle dokundum bu musluğa şimdi nasıl kapatcam tribine girdinizmi? polisiye filmlerde evde yaşayan yaşlı bireylerin , kaçan suçlunun tipi sorulduğunda boyundan posuna , göz saç renginden burcuna kadar her bir yerini eksiksiz anlatacak kadar inanılmaz hafızalara sahip olması dikkatinizi çektimi ? kalabalık bir mekanda hafif bir osuruk kokusu yayıldığında siz osurmamanıza rağmen sizin osurduğunuzu zannedecekler diye özellikle osurmamış gibi davrandınızmı ? bulutlardan saçma salak şekiller çıkardınız mı ? ( henüz yeni doğmuş ama gözleri açılmamış bir ornitorenk ) başka bir şehirden gelen netten bulduğunuz kız ile 2 günlük ilişki yaşadınız mı ? böyle bir kızı aldattığnız için bu kızdan 9 ay boyunca ölüm tehdidinden , olmayan sevgililerin dayak tehdidine , sapıklığa uğradınızmı ? başka birini bulması için tanrıya yalvardıktan sonra dileğiniz gerçekleşti diye kurban kesip , netten kız düşürmemeye yemin ettiniz mi ? siz hiç avustralya da ki bir anne kangrunun kesesinin içindeki yavrusunun üzerindeki pire yavruları zıplarken düştü diye , pire annenin yavrularını geri almak için inanılmaz bi yükseklikten atlayıp yavrularını kurtarırken yaşadığı inanılmaz macerayı duydunuz mu ? sadece 3 ünü kurtarabil miş ti , çünkü diğer ikisi bir koalaya tutunup istemeden başka maceralara atılmışlardı , filmin devamı için. acaba şimdi dünya üzerinde kaç kişi cinsel ilişki kuruyor diye düşündünüz mü hiç ? ya da dünyanın sonunun aslında bi kaç saniye sonra olma ihtimalini ya da birazdan olacak bi depremle sonunuzun aslında ne kadar yakın olduğunu... 0 yorum var - 24 Nisan 2008 15:56keşke sayfalarını çevirdiğimizde hep güzel haberler yazan bi gazete olsa , ne zaman gazetelerin tamamında iyi bir haber göreceğiz günün haberi bu olsa gerek ben şok oldum , fıkra gibi desem değil nasıl desem komik gibi duruyo ama değil işin içinde bi ailenin yıkılması var , tabi bu kadar basit de değil ayrıntılara dikkat özel harekatçı amcamız emekli olunca 16 yaşındaki bi kız ile 20 yaşındaki oğlunu karısıyla yanlız bırakıp kaçmış. sonra parayı bitirince karısına geri dönmüş bi şekilde anlaşmaya çalışmışlar ama geçimsizlik devam edince kadın kız kardeşinin evine sığınmış. emekli amcamız karısını öldürmekle tehdit etmiş fakat karısı geriye dönmemiş. buraya dikkat haberin bazı kısımlarını yazıyorum ....önceki gece saat 2:00 da atılan el bombalarıyla sarsıldılar. kaleşnikof ile ev tarandı , eve 2 el bombası daha atıldı , bunlardan sadece biri patladı. necmiye yılmazın salonda uyuyan oğlu 20 yaşındaki mustafa yılmaz parçalanarak can verdi....... kısaltıyorum amcamız kaleşnikof ile evi bir kaç kez taradıktan sonrada LAV silahı ile karısına zarar vermeye başlamış. kaçtıktan sonra teslim oluyor adam ve karısının ölüm tehlikesi hala devam ediyor. oldukça normal değil mi , bir kaç gün önce ki i harfi cinayetine ne demeli , sıkışıyorsun kelimesindeki ''ı'' lar telefonda ''i'' gibi gözükünce adam yine karısını öldürüyor geçen hafta avrupadan orta doğuya gelinlik ile yürüyen bi bayan türkiye de bir kamyon şoforu tarafından tecavüz edilerek öldürüldü. artık gazetelerde iyi bir haber varmı diye sayfaları çevirmeyin bile dünya trajikomik bir tiyatro gülmeyin ama ağlayın 6 yorum var - 18 Nisan 2008 07:09Düşünmeden çok hızlı cevap vermeye çalışın Basla: Aklina KIRMIZI bir ÇEKİÇ geldi, degil mi? Eger verdigin cevap bu degilse, sen anormal sayilmasa da farkli bir akla sahip olan %2 insandan birisin. Insanlarin %98'i bu alistirmayi yapinca kirmizi bir cekic diye 1 yorum var - 12 Nisan 2008 03:20-----Temel"e sormuşlar bak bakalım arabanın sinyali çalışıyor mu? diye. -----Temel banka soymak sucundan yargilaniyormus. ----Temel dünya turuna çıkar ve yolu Canada'ya da düşer. Temel ve Dursun amerikanın ırak a savaş açmasını hazmedemeyip Amerikaya savaş açmaya karar vermişler. Temel:sayın Bush siz Iraka savaş açtinuz bizde size açayruz Amerikalılar oturmuşlar aramışlar taramışlar sonunda Rize yi bulmuşlar,bakmışlar ufak bir yer şok olmuşlar Temel:Sayın Bush biz size savaş açıyoruz bir müddet sonra Temel tekrar arar ----Savcı, morgdaki üç cesedi incelemek üzere gelmişti. Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu. "Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı,sevincine dayanamadı, kalp krizi geçirdi ve öldü", dediler. İkinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu; -Bu neden sırıtıyor? "Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü" diye açıkladılar. Üçüncü ceset Temel'in kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu. "Bu neden oldu?" diye sordu savcı. "Efendim, buna yıldırım çarptı" dediler. -Peki neden sırıtıyordu? -Fotoğrafını çekiyorlar sanmış. ----Temel ile Fadime bir tepede oturup şehri seyrediyorlarmış temel fadime ile sevişmek istiyor ama bir türlü cesaret edemiyormış, derken fadime temele dönüp temel sana gösümden amaliyat olduğum yeri göstereyimmi demiş bunu duyan temel bi fırsat doğduğunu düşünüp sevinçle tabi göster demiş fadime de parmağıyla işaret ederek karşıdaki binanın ikinci katında demiş. ----Mısıra gezmeye giden Temel ile Dursun'un kayıgı Nil nehrinde batar. Tabii hünerlerini ortaya Temel keyifle bagırır; Ula Dursun, işe bak, adamların kurtarma gemileri bile LAKOSTE. ----Köyden şehire yeni gelen dursun kalmak için kiralık ev aramaya cıkar ve bir emlakçıya gider.Emlakçı Dursun'u lüks bir vilaya getirir. 1 yorum var - 11 Nisan 2008 02:1320. yüzyilin ilk yarisinda yoksul bir adam falciya gider. falci " eyvah! gelecekte milyonlarca insanin ölümüne sebep olacaksin !" adam kahrolur... "milyonlarin katili olmaktansa kendimi öldürürüm, daha iyi !" deyip tren "adin ne senin, söyle bakayim ?.." "adolf efendim..." 0 yorum var - 08 Nisan 2008 07:06ben gecenin içinde kanat çırpan terör, 3 yorum var - 08 Nisan 2008 04:11All around me are familiar faces 5 yorum var - 08 Nisan 2008 01:443 sene önce bucada gece yürüyordum saat 8 gibiydi ancak izmirde hava kararmıştı. resim dosyam elimde ödevlerimi bir an önce yapmak için hızlı hızlı yürüyordum ve daha önce çok az geçtiğim bir sokoktan geçeyim dedim. sokak uzundu ve boştu , benim sokağa girmemle beraber diğer ucundan 2 karanlık gölge çıktı. ben ilerleyip sağa ve sola geçtikçe onlarda benim karşıma geliyorlardı.aklımdan hiç bir kötü düşünce geçmeden bunlar benim arkadaşlarımdır diyip görmezlikten gelmeye başladım. Fakat kesiştiğimiz yerde birisi omzumdan tuttu ve kafamı kaldırdığımda karşımdaki insanı daha önce hiç görmediğimi anladım. Kendinde değildi ve bir anda cebindeki bıçağı çıkarmaya başladı. kaçarsan seni deşerim ! >:I ölece kaldım artık üzerimde ne varsa elemanlara verecektim , yaşları 20 üzerinde ama 24 yoktu ikisininde. birisi uzun diğeri kısa ve esmerdi. cep telefonunu çıkar >:I tamam abi :((((( elimi cebime attım ve o an hayatımda belkide ilk defa cep telefonumu yanıma almamıştım :D ehehe yok :) ne sırıtıyosun lan >:( tamam abi :( bak şunun ceplerine >:( diğeri ceplerimi karıştırmaya başladı , ancak kafaları o kadar güzeldiki ceketimin cebindeki mp3 çaları farkedemediler. sanırım para almış olmalılar hatırlamıyorum ( günahlarını almayalım ölen adamların ) yanımızdaki arabaya 2 yaşlı amca geldi o sırada ve bi an bize baktılar ne oluyor gibisinden. ancak karşımdaki arkadaş eee anlat bakalım okul nasıl gidiyor dersler nasıl :)) gibisinden bişey dedi :( iyi diyelim iyi olsun :) adamlar baktılar bize ve gittiler , yine bir tesadüf gerçekleşti ancak olumsuz sonuçlandı. bi anda nasıl o moda girdi anlayamadım. nerede okuyorsun sen >:) anlaşılan beni haraca bağlayacaklardı , o anki korkuyla her şeyi patır patır anlatmaya başladım dokuz eylül üniversitesi , resim öğretmenliği 2. sınıf 2004240045 tolga çolpan :( lan doğru konuş bak deşicem şimdi seni , hangi lisedensin sen >:o yaşımı göstermeyen tipimin bu şekilde karşıma sorun olarak çıkacağı aklımın ucundan bile geçmemişti. inanmayan fotoma baksınlar o fotolar o olayın senesinde gerçekleşmişti , orada 19 um abi yemin ederim ben üniversitede okuyorum , bak resim dosyası , içinde ödevlerim var yarına teslim edeceğim ödevlerim hemde :( lan adamı delirtme söyle adam gibi hangi lise >:O anlaşılan adama doğruyu söylemek işlemeyecekti , bende karşıyaka güzel sanatlar lisesi dedim o an , sallayıverdim olum sen dalgamı geçiyorsun benimle , neden doğruyu söylemiyosun >:O abi karşımda bıçakla duruyosun bana bağırıyosun nasıl mantıklı düşüneyimki neyse bunlar üzerimde bi bok bulamadılar ve gitmeye başladılar en azından beni arama olasılıklarını düşürmüştüm gittiler bende eve heyecanla gelip yarın olacakları anlatmak için sabırsızlanmaya başladım , ölebilirdimde tabiki. yaklaşık 1 yıl sonra arkadaşım günlük gazeteyi getirdi , bak bucada olay olmuş diye. manşet : buca da dehşet gazetede yazılanlar yaklaşık şöyle izmir buca da dün gece 2 kapkaççı çalıntı motorsiklet ile kapkaççılık yaparken önlerine çıkan aracı farkedemeyip kaza geçirdiler. biri olay mahallinde diğeri hastanede hayatını kaybetti. fotolarda tahmin ettiğiniz gibi önümü kesenlere ait şok oldum şaşırdım ilk sevinmiştim fakat daha sonra neden diye sordum kendime neden oldu bunlar neden :( ... 5 yorum var - 04 Nisan 2008 01:59İSTİKBAL MARŞI Bakma, dönmez şafak vakti yurttan kaçan o alçak! Çalma, kurban olayım hepsini ey hırslı çakal! Ben ezelden beri aç yaşadım,aç yaşarım! Mali krizler, yoluna örmüşse çelikten bir duvar, Arkadaş, Meclis'e namusuyla çalışanları uğratma sakın! İşe aldıracakların, olsun hep sana yakın! Yaktığın yerleri 'orman' diyerek geçme, tanı! Sermaye mutlu olsun, olsa da çevre feda! Cümlenizin bu yurdu yok etmek mi emeli? O zaman durur belki gözümden akan yaşım, Dalgalanın dolar gibi sizde şimdi ey suçlular! Cem YILMAZ 2 yorum var - 04 Nisan 2008 00:15Hande mi yener, 3 yorum var - 30 Mart 2008 17:01Bilgisayarın Cinsiyeti Amerika'da kadınlar ve erkekler bilgisayarın dişi mi yoksa erkek mi olduğunu tartışıyorlarmış... Kadınlar bu aletin erkek olduğunu savunmuşlar. "Çünkü" demişler, "bilgisayarlar aslında sorunları çözmek için yaratılmış olmalarına rağmen ömürlerinin dörtte üçünü sorun yaratarak geçirirler... Daha da önemlisi, bunlardan bir tane aldığınız an, biraz daha sabretmiş olsaydınız çok daha gelişmiş bir modeline sahip olabileceğinizi görüp pişman olursunuz...." Erkekler tabii tam ters görüşte... "Bilgisayar dişidir" diyorlar, "çünkü onun mantığını yaratıcısından başka hiç kimsenin anlaması mümkün değildir, bu bir. Yaptığınız en küçük hatayı bile derhal hafızasına kaydedip tekrar tekrar önünüze koyar bu ikiii... Ve bir bilgisayar aldıktan kısa bir süre sonra fark edersiniz ki, bir o kadar daha parayı ona gereken aksesuarlar için harcamaktasınız, bu da üüüççç...." 2 yorum var - 29 Mart 2008 16:14savaş Dünyanın sonu tahmin ettiğimizden daha çabuk oluştu. Çok fazla insan , devam ettirmek için yeterli alan ve kaynak yok. Ayrıntılar çok küçük ve önemsiz , nedenler her zaman olduğu gibi saf insan olanlar. 2077 de dünya neredeyse tamamen insan yaşamından temizlenmiş olacaktı. Büyük bir temizlik , insan eli tarafından patlatılan atomik bir kıvılcım çabucak kontrolden çıktı. Gökten nükleer yangının mızrakları yağdı. Kıtalar dumanlar altında kaldı ve kaynayan okyanusların dibine çöktü. İnsanlık neredeyse söndürüldü , ruhları dünyayı örten radyasyon fonunun bir parçası oldu , yıllarca süren sessiz karanlık gezegenin üzerine çöktü. Hayatta kalan azınlık bozuldu. Bazıları kurtulmak ve büyük yer altı vaultlarına sığınmak için yeterli şansa sahipti , büyük karanlık dağıldığında bu vaultlar açıldı ve onların yaşayanları , hayatlarını yeniden yaşamaları için serbest bırakıldı. Kuzey kabilelerinden biri böyle bir vaulttan geldiklerini iddia etti. Vault dweller olarak bilinen birinin onların kurtarıcıları ve ataları olduğunu ve dünyayı büyük bir şeytandan kurtardığını söylediler. Bu efsaneye göre , bu şeytan uzak güneyde ortaya çıkmıştı. Dokunduğu her şeyi yıkıyor , insanların içini büküyor ve onları bircanavara dönüştürüyordu. Sadece bu cesur vault dweller bu şeytana zarar vermişti. Ama bunu yaparak , bir çok arkadaşını kaybetmiş ve kendini dünyayı kurtarmak için kurban ederek ağır yaralanmıştı. Sonunda evine döndüğünde korunmak için çok çalıştı , dışlandı , sürüldü. Korktukları şeyle yüz yüze geldiklerinde , onların gözünde başka bir şey olmuştu ve artık şampiyonları değildi , insanlar tarafından terkedildi , kayıp şehre yollandı. Büyük kanyona gelene kadar uzak kuzeye gitti. Orda hayatının kalan kısmını geçireceği Arroyo adında küçük bir köy buldu. Ve sonra bulunuşundan sonraki nesil için Arroyo barış içinde yaşadı. Kanyonları onudış dünyadan korudu , o ev senin evindi. Ama dış dünyada savaşın açtığı yaralar henüz iyileşmemişti , Yaralar derinleşti. Şimdi Arroyo da iyileşiyorlar. Arroyo daki hayat değişmek üzere. 3 yorum var - 27 Mart 2008 23:46war. 3 yorum var - 26 Mart 2008 21:43Üç yüzük göğün altında yaşayan Elf Kralları'na, ash nazg durbatulùk hepsine hükmedecek tek yüzük Bu sözler sauron tek yüzük'ü ilk kez parmağına geçirdikten sonra kapıldığı heyecanla söylediği sözlerdir. Diğer güç yüzüklerinin yaratılmasının ardından sauron tarafından, diğer yüzükleri ve onları taşıyanları kontrol altında tutmak için, orodruin de gizlice dövüldü. sauron un ilk yenilgisinin ardından (ikinci çağ, 3441) isildur un eline geçti ama ferah çayırlar savaşı nda parmağından düşerek anduin nehri nde kayboldu. bu tarihten sonra isildur un felaketi olarak anıldı. daha sonra bir hobbit olan deagol tarafından bulundu ama onu öldüren smeagol tarafından ele geçirilerek (yaklaşık olarak üçüncü çağ, 2463) puslu dağlar ın dibinde karanlık bir mağarada uzun yıllar boyunca saklandı. geçen bunca zaman içinde sauron sürekli yüzüğü arıyordu ama bir iz bile bulamamıştı. daha sonra üçüncü çağ, 2941 yılında gollum un kaybetiği yüzüğü bilbo baggins buldu ve bu tarihten sonra yüzükten haberi olan sauron, yüzük tayflarını tek yüzüğü ele geçirmek için görevlendirdi. bilbo iyi amaçlar için kullanıp ardından üçüncü çağ 3001 yılında yüzüğü yeğeni frodo baggins e verdi. yüzük üçüncü çağ, 3019 yılında dövüldüğü ve yok edilebileceği tek yer olan orodruin de yok edildi. Görünüşte altın bir halka şeklinde olan yüzük onu takanı kendisine bağımlı haline getirip bedenini biçimsizleştirse de ömrünü uzatır ve görünmez kılardı. ama bu ringwraith lerden korunmak için yeterli değildi. onlar yüzükle var olup onun varlığını her zaman hissetikleri için yüzüğü takanın en büyük korkusu haline gelirlerdi. 3 yorum var - 26 Mart 2008 21:20"şunu bilin ki prensim, kabaran okyanusların atlantis'i ve onun görkemli kentlerini yutmasından sonra dünyada o güne değin görülmemiş bir çağ başlamıştı. aryas'ın oğullarının doğduğu bu çağda, dünya üzerindeki imparatorluklar ve uygarlıklar, gökteki yıldızların mavi parıltıları kadar dağınık fakat belirgindi. işte bu sıralarda kimmeryalı conan geldi. çelik bilekli elinden kılıcını hiç bırakmayan bu karasaçlı, şahin gözlü yiğit tüm imparatorlukları sandallı ayağının altında çiğnemek istiyordu.." bir nemedya efsanesinden 2 yorum var - 26 Mart 2008 13:20Farkında olmayabilirsin ama %100 doğru: > > 2. En azýndan 15 kişi öyle ya da böyle seni seviyordur. > > 3. Herhangi birinin senden nefret edebilmesinin tek sebebi, aslında sadece senin gibi olmak istemesidir. > > 4. Senden gelecek bir gülümseme bazılarına mutluluk getirebilir, o senden hoşlanmasa bile. > > 5. Her gece, birisi uykuya dalmadan önce seni düşünüyor. > > 6. Birisi için dünyalara bedelsin. > > 7. Çok özel ve teksin. > > 8. Varlığını bile bilmediğin biri seni seviyor. > > 9. Hayatındaki en büyük hatayı yaptıðın zamanda bile, ondan hayırlı birşey çıkar. > > 10. Ne zaman dünya sana sırtını dönmüş gibi hissedersen, dön ve bir daha bak. > > 11. Her zaman aldığın iltifatları hatırla. Kaba sözlerin hepsini unut. Ve hep hatırla.... Hayat sana ekşi limonlar sunarsa, sen de tekila ve tuz iste > > iyi arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremeyebilirsin ama orada olduklarını bilirsin. > > 'Bir dosttan tek bir gül ve güzel bir sözü ben onunlayken almayı, öldükten sonraki bir kamyon dolusu çiçeğe tercih ederim.' 5 yorum var - 22 Mart 2008 22:26iste budur : Çocuk babasina sorar: 'baba politika nedir?' Baba söyle der: 'bak oglum, ben eve para getiriyorum, öyleyse ben kapitalistim. Annen parayi yönetir, öyleyse o hükümettir. Deden paranin doğru idare edilip edilmedigine dikkat eder, öyleyse o Hizmetçi kiz ise isçi sinifidir. bizlerin ise tek hedefi vardir, senin rahatligin. Dolayisiyla sen de halksin ve altinda bezi ile yatan küçük kardesin ise gelecektir. Söyle bakalim anlayabildin mi?' Çocuk düsünür ve o gece babasinin anlattiklarini düsünecegini söyler. Gece yarisi cocuk uyanir. Çünkü kücük kardesi altini pisletmistir ve aglamaktadir. Ne yapacagini bilemeyen çocuk anne ve babasinin yatak odasina gider. Annesi yalniz ve derin bir sekilde uyumaktadir, öyle ki onu uyandiramaz. Hizmetçi kizin odasina gider. bakar ki babasi hizmetçi kizla yatmaktadir. Dedesi de pencereden gizlice onlari izlemektedir. Hepsi öyle mesguldürler ki çocugun orada oldugunu farketmezler bile.Çocuk hiçbir sey yapamadan yatagina geri döner. Ertesi sabah baba çocuga kendince politikanin ne oldugunu anlatmasini -'evet' der çocuk, 'kapitalizm' isçi sinifini kötüye kullaniyor... sendika bunu seyrediyor... Bu arada hükümet uyuyor... Halk ise dikkate alinmiyor... ve gelecek bokun içinde yatiyor! iste politika budur..! 5 yorum var - 22 Mart 2008 12:22Sonsuza kadar yaşamak istiyorsanız, ilk adım olarak ölmek zorunda olduğunuzu unutmayın...Bu benim için yakındır.... |